TEŞEKKÜRLER:

Reiki Prensipleri

Kyo dake wa                        Kyo dake wa               “Sadece bugün için / bugün”

  • Okolu-na                           Okoru-na                      “Kızma, öfkelenme”
  • Shinpai suna                     Şinpai suna                   “Endişelenme”
  • Goo hage me                    Goo hage me                “İşinde özenli ol, hayatını dürüstçe kazan”
  • Hito ni shinsetsu ni         Hito ni şinsetsu ni           “Yaşayan her şeye saygılı ol”
  • Kansha shite                     Kanşa şite                      “Şükret, teşekkürlerini ifade et”

Bu ilkelerin “bugün” diye başlamasının en önemli nedeni Reiki’nin mistik yolunun ana mesajıdır: Bu, yaşanan günün değerine işaret eder. Geçmişte ya da gelecekte değil, içinde bulunduğumuz anı yaşarız. İçinde bulunduğumuz anı, şimdiyi, bugünü yaşamamızı öğütler.

B u g ü n,  k ı z m a   –  ö f k e l e n m e

Reiki hayattaki zorluklara ve sıkıntılara kızgınlıklarla enerji tüketmeden tolere etmemizi ve gözlemleyebilmemizi sağlar. Çoğumuz kızgınlığın yıkıcı, negatif, tüketici olduğunun, irade ve kontrol kaybının bir belirtisi olduğunun farkındadır. Kızgınlığı kontrol edebilmeyi ve herhangi bir çatışmayla baş edebilmeyi öğrenmek önemlidir. Eğer sakin kalırsanız diğerleri de size daha sakin ve yapıcı bir şekilde cevap verecektir.

B u g ü n,  e n d i ş e l e n m e

Kendinizi endişe ve kaygıdan arındırın. Endişenin hiçbir durumu daha iyiye götürmediği veya sonucu hakkında olumlu bir etkide bulunmadığı bir gerçektir. Endişe bizi uyumsuz enerjiye yöneltir. Duygularımızı ve gelecek için olan umutlarımızı paralize eder, kilitler ve ardından korkuyu getirir. Neler yapamayacağınızı düşünmektense neler yapabileceğinizi düşünmek daha yararlıdır. İçinde bulunduğumuz anda yani şimdi de olmak bizi endişeden arındırır. Bu prensip, bugün için elimizden gelenin en iyisini yapmışsak, endişelenmeden huzurlu olmamızı öğütler. Elinizden gelenin en iyisini yapıp, endişeye kapılmadan evrene inanın ve güvenin.

B u g ü n,  ş ü k r e t

Kendinize bir yaşam sunulduğunu kavradığınızda doğanın gücüne ve insanlara şükran duyarsınız. Şükran yalnızca insanın sahip olduğu yüksek bilincin enerjisidir. Sahip olduğumuz her şeye teşekkür etmek kalplerimizi genişletir ve hayat coşkumuzun artmasına yardım eder. Bu, bize yardım eden insanlara teşekkür etmek olduğu gibi çevremizdeki hayvanlara, bitkilere, ağaçlara ve bizi saran havaya değer vermekle de olabilir. Bu şükran duygusu güzel bir gün batışını veya çiçeği takdir etmek kadar basit olabildiği gibi hayatın zorluklarını takdir etmeyi de içerebilir çünkü biz onlardan nasıl gelişebileceğimizi, büyüyebileceğimizi öğrenebiliriz.

B u g ü n,  i ş i n d e  ö z e n l i  o l,  h a y a t ı n ı  d ü r ü s t ç e  k a z a n

Bu prensibin anlamı hayatımızı hiçbir şeye, hiçbir kimseye ve çevreye zarar vermeden dürüstçe kazanabilmektir. Bunun bir uzantısı olarak hayatını bu şekilde dürüstçe ve duyarlı bir şekilde kazanan insanlara saygı duyabilmektir. Birçok insan kimliğini ve kendine verdiği değeri işinden alır. Enerji blokajları, ağrılar, sıkça tekrarlanan ufak hastalıklar, suçluluk ve korku gibi negatif duygular işe karşı hissedilen olumsuz duygulardan kaynaklanabilir. İşinizle birlikte bütüne yaptığınız katkıyı ufak bile olsa takdir etmek önemlidir. Günün başlangıcında ve sonunda işinize verdiğiniz emeği takdir etmeniz kendinize olan saygıyı artıracaktır. Öğrenmemiz gerekenleri  günlük yaşamda ve çalışırken  öğreniriz. Hangi tür işte çalıştığımız değil, çalıştığımız işten ne öğrendiğimiz önemlidir.

B u g ü n,  b a ş k a l a r ı n a  i y i  d a v r a n 

Bu prensip, kendimiz kadar diğer insanların da önemli olduğuna işaret eder. Günlük yaşam tek başına sürdürülemez. Sağlıklı bir toplumun oluşabilmesi için insanların birbirine yardım etmesi gerekir. Evrensel boyutta kendimiz ve diğerleri arasında hiçbir fark yoktur. Aynı ruhun varlığı (BİR) söz konusudur. Bu yüzden başkalarına iyi davranmak, kendinize iyi davranmaktır.

Bu prensipbizim anne-babamızdan ve diğer yaşlılardan öğrenmemizi ve onların zekalarına, akıllarına ve bilgeliklerine saygı duymamızı teşvik eder. Onlardan sadece onlarda gördüğümüz iyi özellikleri, kendi içimizdeki değerleri geliştirmek için değil, sevmediğimiz özelliklerimizi de değiştirebilmeyi öğrenebiliriz. Hayatımızda karşılaştığımız herkes bize bir şey öğretir veya gösterir. Bunları dinlemek, öğrenmek ve takdir etmek bize kalmıştır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.